Krom Özellikleri
Krom, metalik bir element olup, atom numarası 24, atom ağırlığı 51.996'dır. Krom çok sert oluşu, erime noktasının 1857 °C oluşu nedeniyle, metallere sertlik sağlamakta ve zırhlı araç yapımında kullanılır. İzmir, Elazığ, Muğla, Bursa ve Eskişehir, Erzurum, Erzincan, Antakya, Islahiye`de çıkarılır. Krom doğada +3 değerlikli bulunur,indirgenme reaksiyonuyla +6 değerlik alır. Toz formdaki krom deri tabaklamada uzun yıllardır kullanılmaktadır. Deriye uzun süre dayanabilme kullanılabilirlik özelliği kazandırır.Ayrıca 100 elementten 26. dır. Krom kandaki şekeri alıp hücrelere transfer eder. Kromun bulunduğu maddeler (kaynakları): yer fıstığı, yumurta sarısı, peynir, üzüm suyu, maya, istiridye'de bulunur. Kemiklere faydasıda vardır. Oda koşullarında (25°C 298 K): Gümüşümsü metalik katı Metal d-blok elementidir. Kadmiyum 1761 yılında Johann Gottlob Lehmann’ın Ural dağlarında rastladığı portakal-kırmızı renkli mineral ile oldu. Bu bileşik krokoid olarak bilinen kurşun kromattır.(PbCrO4) 1770 yılında Peter Simon Pallas bu bileşiğin boyacılıkta pigment(renk veren madde) olarak kullanılabileceğini keşfetti. 1797 yılında Nicolas-Louis Vauquelin kurşunlu kromat cevherinin HCl ile reaksiyonu sonucunda krom oksit (CrO3) elde etti . 1778 yılında ise kömür fırınında krom oksidin ısıtılması ile saf krom metalini izole etti. FeCr2O4 cevherinin eritilmiş alkali ile oksidasyonu sonucunda sodyum kromat Na2CrO4 elde edilir. Bu bileşikteki krom +6 yükseltgenme basamağına sahiptir. Cr+6 çöktürülür ve daha sonra karbon ile Cr(III) oksit (Cr2O3) e indirgenir. Krom(III) oksidin alüminyum veya silikon ile reaksiyonu sonucunda krom metali elde edilir. .
Neden Krom Kaplama Tercih Edilir?
Bir malzemeye krom kaplama nedenleri aşağıdaki gibi sıralanabilir. 1- Krom metalinin sürtünme katsayısı oldukça düşüktür ve sertliği, krom kaplamanın çalışma koşulllarına bağlı olarak 750-1200 microvickers arasında değişir. Bu yüzden sürtünmeli ortamlarda çalışan parçaların aşınmasını önlemek ve çalışma ömrünü uzatmak için krom kaplanır... 2- Krom korozyona oldukça dayanıklı bir metaldir. Bunun nedeni yüzeyinde oluşan oksit tabakasıdır çeşitli asitler, bazlar, gazlar ve organik bileşiklerle yapılan korozyon deneylerinde krom tabakalarının sadece hidroklorik asit, bakır - II - klorür ve çinko klorür tarafından şiddetle aşındırıldığı saptanmıştır. 3- Aşınmış olan metal parçların yüzeyleri taşlanıp krom kaplamayla eski ölçülerine tekrar getirilerek kullanılabilir.
Alüminyum Özellikleri
 |
ALUMİNYUM- EN GENÇ METAL
Aluminyum, yeryüzünde oksijen ve silisyum'dan sonra en çok bulunan üçüncü element olmasına rağmen, endüstriyel çapta üretimi 1886 yılında elektroliz yönteminin kullanılma ya başlanması ile gerçekleşmiştir.
Aluminyum, diğer çok kullanılan metaller olan demir, kurşun ve kalay gibi, doğada bileşikler halinde bulunur. Aluminyumu oksit halindeki bileşiğinden ilk ayıran ve elde eden kişi, 1807 yılında, Sir Humprey Davy olmuştur. Daha sonra, Hans Christian Oersted, Frederick Wöhler ve Henri Sainte-Clairre Deville, alüminyum eldesinde yenilikler getirmişlerdir.
Aluminyumun endüstriyel çapta üretimi ise, 1886 yılında ABD'de Charles Martin Hall ve Fransa'da Paul T. Heroult'un birbirlerinden
|
habersiz olarak yaptıkları elektroliz yöntemi ile başlamıştır. Bu, günümüzde halen kullanılan yöntem olduğundan, 1886 yılı alüminyum endüstrisinin başlangıç yılı olarak kabul edilir.
1886 yılında Werner von Siemens'in dinamoyu keşfi ve 1892 yılında K.J.Bayer'in, boksitten alümina eldesini sağlayan Bayer prosesini bulması ile alüminyumun endüstriyel çapta üretimi çok kolaylaşmış ve bu en genç metal, demir çelikten sonra dünyada en çok kullanılan ikinci metal olmuştur.
|

|
ALUMİNYUM ve ALUMİNYUM ALAŞIMLARI - ENDÜSTRİYEL KULLANIM ALANLARI
Aluminyum ve aluminyum alaşımları, günümüzde artırılabilen mukavemet özelikleri ve korozyon dirençleri, özgül ağırlığının düşük olması, elektriği ve ısıyı çok iyi bir şekilde iletmesi ve kolay biçimlendirilebilirlik gibi özeliklerinden dolayı günümüz endüstrisinde son yıllarda artan bir kullanım alanına sahip metalsel malzemeler konumuna gelmişlerdir.
Bu tür malzemelerin kullanım alanları; ev eşyalarından uzay teknolojisine kadar geniş bir alana yayılmıştır.
|
Bu çalışmada, aluminyum ve aluminyum alaşımları; bu alaşımların eldesi, özelikleri, faz diyagramları, sınıflandırılması ile türleri hakkında bilgi verildikten sonra endüstriyelkullanım alanları açıklanmaktadır.
|

|
ALUMİNYUM İLETKENLERDE EK (BİRLEŞTİRME) TEKNİKLERİ VE EK MALZEMELERİ
Termik (kömür, fuel-oil, motorin, jeotermal) hidrolik ve nükleer gibi çeşitli enerjilerden yararlanılarak üretilen elektrik enerjisi genelde uzun mesafelere iletilir; şehir ve köy gibi yerleşim bölgelerine sanayi tesislerine dağıtılır ve buralarda tüketilir. Çıplak iletkenler, baralar, yalıtılmış hava hattı ve yeraltı kabloları ve ek malzemeleri elektrik enerjisi dağıtım sistemlerinin başlıca elemanlarıdır.
Aluminyum, ucuzluğunun (bakıra göre) hafifliğinin verdiği avantaj ve sağladığı ekonomi ile yüz yıla yakın bir süredir yüksek gerilimli
|
iletim hava hatlarından başlayarak, orta gerilimli iletim ve dağıtım, alçak gerilim dağıtım hava hatlarında çıplak iletken olarak bakırın yerini almış, son elli yıldır tartışmasız ve tek iletken malzemesi olmuştur. |
Aluminyum iletken malzemelerinde deneyimler sonucu ulaşılan gelişmeler, tüm endişeleri ortadan kaldırmış olup alçak, orta ve yüksek gerilimli yeraltı kablolarında da son yirmi yıldan beri alüminyum, sağladığı ekonomi ve güven sonucu, gittikçe artan bir şekilde bakırın yerine kullanılmaktadır.
Aluminyum ve bakırın kimyasal ve fiziksel özellikleri birbirinden farklı iki ayrı metal olduğu hatırlanmalıdır. Sonuç olarak alüminyumun özelliklerini dikkate alınarak geliştirilmiş, denenmiş standartlara uygun klemens, ek kablo pabucu gibi ek malzemeleri gerektiği unutulmamalıdır.
Ülkemizde 1950 yılında başlayan alüminyum iletkenli yüksek, orta ve alçak iletim ve dağıtım hatları tesisi elde edilen güvenli deneyimler ve ekonomik sonuçlar sonrası hızla artmıştır. Ancak kullanılan aluminyum iletkenli ve plastik yalıtkanlı hava hatları ve yeraltı kabloları için henüz olumlu bir anlayış içine girildiği söylenemez.
Ek malzemeleri ve ek yapma tekniği yönünden incelendiğinde, aluminyum iletkenlerin çıplak ve yalıtılmış olması hava veya yeraltı iletkeni olarak kullanılması ek işlemlerini ve sonuçlarını değiştirmemektedir.
Aluminyum iletken eklerinde rastlanan arızaların ana nedeni aluminyumun özelliklerini iyi bilmemek ve önemsememekten kaynaklanmaktadır.
Alüminyum işlekten eklerinde rastlanılan başlıca arıza nedenleri ise genel olarak aşağıdaki sebepler çerçevesinde dağılım göstermektedir;
•Aluminyum ve özelliklerine uymayan ek malzemeleri kullanmak
•Aluminyum ve özelliklerini dikkate almayan ek yapımı tekniği
•Ek yapımı sırasında basit ancak ek için çok önemli ihmallerin yapılması olarak gözlenmiştir.
|
 |
2.Teorik etkenler
2.1Temas yüzeylerinde oksidasyon
Aluminyum yüzeyler hava ile temasından kısa bir süre sonra “0.1 µ” kalınlığında “Alumin” denilen çok ince ve sert bir oksit tabakası ile kaplanır. Bu sert ve ince oksit tabakası, dış etkenlere karşı koruyucu kılıf özelliğinde olmasına karşın, elektriksel yönden yalıtkan bir yapıya sahiptir. Temas yüzeylerinde iyi bir geçirgenlik elde etmek için oksit tabakasının kaldırılması veya parçalanması ve yeniden oluşumun önlenmesi gerektiği açıkça anlaşılmaktadır.
Çözüm olarak ek malzemeleri veya klemensler ile iletken temas |
yüzeyleri ince bir tel fırça ile fırçalanarak oksit tabakası parçalanmalı ve kaldırılmalı, diğer bir deyişle temizlenmelidir.
Bu fırçalama sırasında oksidasyonun yeniden oluşmasını önlemek için, dış hava şartlarına sıcak soğuk, güneş ve yağmura dayanıklı özel koruyucu gresler ve saf nötr vazelin ek yüzeylerine sürülmelidir.
Bu tür problemlerin aşılmasında daha etkin usuller olarak içine iletkenliği yüksek metal parçacıkları ile harmanlanmış özel gresler de geliştirilmiştir. Bunların özellikle tercih edilmesini ve mutlaka kullanılmasını ısrarla öneririz.
Temizlik ve gresleme (uygulamada “Macunlama” olarak kullanılır) yapılan mekaniksel ekin (birleştirmenin) güvenliği, sağlığı ve ömrü bakımından mutlaka yapılması gerekli çok önemli bir işlemdir. Oksit tabakasının yalıtkan özelliği nedeni ile alüminyum iletkenler, pratikte kopan bakır iletkenlerin eklenmesinde sıkça yapıldığı gibi “sarma ek” yapılarak hiçbir zaman eklenmemelidir.
2.2Termomekanik Gerilmeler
Bilhassa cıvatalı klemens ve bara eklerinde (Mekanik Ekler ), çelik cıvata, somun, yaylı rondela, pul vs. gibi ısı uzama katsayısı ve malzemesi aluminyumdan farklı bağlantı parçaları kullanılmaktadır. Aluminyumun ısı uzama katsayısı çeliğin yaklaşık iki katıdır. Ek malzemelerinde, akım geçmesi veya dış etkenler etkisi ile meydana gelecek sıcaklık artışları sonucu aluminyum malzemelerin daha fazla genleşmesi çelik bağlantı parçalarının sıkılması ötesinde ek yerinde tehlikeli olabilecek ilave gerilmeler meydana gelmesine ve dolayısıyla aluminyumda soğuk akmaya ve beklide cıvataların kopmasına sebep olabilir.
Bu nedenle, aluminyum için geliştirilmiş ek malzemeleri, sıcaklık değişimlerinden etkilenmeyecek şekilde boyutlandırılmalı ve ilave gerilmeleri azaltıcı bir yapıya sahip olmalıdır. Sıkmalı eklerin tercih sebeplerinden biride eklerde farklı malzemeli elemanların kullanılmamasıdır.
|
2.3 Metal Akması
Bir metalde, oda sıcaklığında, basınç altında şekil değişiminin başladığı ve kalıcı duruma geldiği noktaya metal akması ( soğuk akma) denmektedir.
Aluminyumun diğer metallere göre oldukça düşük olan akma basınç değerine termomekanik gerilmeler sonucu ulaşılabilir ve ek malzemelerinde, klemenslerde, iletkenlerde soğuk akma gerçekleşebilir. Bunun için aluminyum ve ek klemensleri metal akma olayına imkân vermeyecek tarzda şekillendirilmeli ve boyutlandırılmalıdır.
Aluminyum için üretilen ek malzemelerinin bakır için üretilenlere göre daha büyük boyutta olması plastik deformasyonlara imkân vermeyecek tarzda tasarlanmış olmalarındandır. Korozyon tehlikesi olmayan bir ortamda alüminyum için geliştirilmiş ek malzemeleri, bakır iletkenler için temizlik işlemi yapılarak güvenle kullanılabilir. Ancak bakır için geliştirilmiş olanlar daha küçük boyutlu olduklarından alüminyum iletkenlerde kullanılmamalıdır.
Meydana gelebilecek ilave gerilmelerin etkisini azaltacak yaylı rondela, konik rondela (Belleville rondela) ve geniş yüzeyli düz rondelalı tertipler kullanılmalı ( Bakınız şekil/1 ), imkan varsa aynı malzemeden olan bağlantı parçaları tercih edilmelidir.
Cıvataların gerektiğinden fazla sıkılması metal akma olayına imkân vereceği ve geçiş direncini arttıracağı için alüminyum ek ve klemenslerde imalatçının veya standartların ön gördüğü cıvata sıkma moment değerleri aşılmamalıdır. Bilhassa büyük akımların etkisinde bulunan toplayıcı çubukların (baraların) cıvata ile yapılan eklerinde cıvata sıkmaları moment göstergeli anahtar ile yapılmalı, bara malzemesi ve cıvata boyutlarına göre tanzim edilmiş sıkma momenti değerleri göz önüne alınarak işlemler yapılmalıdır. Bu konuda fikir vermek için Tablo /1 düzenlenmiş olup bazı alüminyum alaşımları için değerler okuyucuya sunulmuştur.
Dahili tesisatta priz ve anahtarlarda kullanılan iletken-vida temas noktasında vida temas alanının sivri ve çok küçük olması, az bir sıkma ile veya termomekanik etkenler sonucu iletken üzerinde çok yüksek basınçlar oluşabilmesi soğuk akma olayına neden olacağından alüminyum iletken eklerinde bu sistemler hiçbir zaman tercih edilmemelidir.
|
 |
2.4 Pil olayı veya korozyon
İki ayrı metal yüzeyi, sıvı elektrolitik bir ortamda bulundukları veya temas ettiklerinde bir pil devresi oluşturur ve aralarında potansiyel farkı veya gerilim meydana gelir. Bu durumda elektronegatif potansiyel değeri eksi yönde yüksek olan metaller korozyona uğrar. Benzerlik nedeniyle bu olay “pil olayı” olarak veya “korozyon” olarak adlandırılır.
Deniz kıyılarındaki tuzlanma sıvı elektrolit ortamın etkisini arttırır. Kuru bir ortamda, elektrolit sıvı gibi bir birleştirici bulunmadığından pil olayı veya korozyon oluşamaz.
|
İki metalin temasıyla meydana gelen gerilim farkı 0.500 volt'tan ( rutubetli ortamlarda 0.300 volt ve tropikal ortamlarda 0.250 volt) fazla ise korozyon tehlikesi vardır.
Elektrofikasyon alanında kullanılan bazı metallere ait temas ( kontak) potansiyel farkları Çizelge/2' de bilgi için verilmiştir. Görüleceği gibi, pil olayı veya korozyon tehlikesi yalnız “Al-Cu” arasında değil “Cu-Fe”, “Cu-Cd”, “Cu-Zn” gibi elektrik alanında kullanılan pek çok metal arasında mevcuttur. Aluminyum kullanımına karşı olan çevrelerce devamlı olarak öne sürülen bu olayın, ek sırasında temizlik ve macunlama yapılarak etkisini büyük çapta ortadan kaldırılabileceği unutulmamalıdır.
Elektrofikasyon alanında aluminyum ve bakır çok yerde temas etmek durumundadır. Rutubetli ortamlarda ve dış tesislerde bakır ve aluminyumun teması, pil olayını önleyecek şekilde geliştirilmiş özel bimetalik ( Al-Cu) klemensler, pabuçlar ve ek malzemeleri kullanılarak temin edilmelidir. Diğer yandan, aluminyum ve bakırın temas yüzeyleri arasında su ve rutubet girmeyecek şekilde boyama, laklama, bantlama ile metaller arasında potansiyel farkını azaltıcı, temas yüzeylerinin arasına daha düşük potansiyelli bir metal konması mesela kalaylanması gibi önlemler ve beraberinde mutlaka temizlik bu işler için tasarlanmış iletkenlik-macunlarının kullanılması önerilir. Ek malzemelerinin bağlantılarında kullanılan çelik cıvata ve diğer parçaların korozyona karşı dayanıklı olması için çinko veya kadmiyum ile kullanım şartlarına göre tavsiye edilen kalınlıklarda kaplanması standartlarca önerilmektedir. Fin standardı SFS 2663 'de muhtelif işletme şartlarına göre tavsiye edilen kalınlıklarda kaplanması önerilmektedir. Fin standardı SFS 2663'de muhtelif işletme şartlarına göre önerilen minumum kaplama kalınlıkları Tablo/3' de gösterilmiştir [1].
Dış tesislerde, yağmur suyu akış yönü dikkate alınarak, aluminyum iletkenlerin üste ve bakır iletkenlerinde alta yerleştirilmesi korozyonu önlemek için alınabilecek gerekli ve basit önlemlerden biridir.
|
3. Mekanik ekler
Cıvata sıkılarak temas temin edilen ek malzemeleri mekanik ekler diye adlandırılır. Paralel oluklu Al-Al veya Al-Cu klemensleri, kablo pabuç bağlantıları da mekanik eklere örnek olarak gösterilebilir. Ek yapımı ile iletkenler ve ek parçaları arasında bir veya birkaç noktada elektriksel temas gerçekleştirilir. Ekin iyi olması, elektriksel temasın kaliteli ve devamlı olması demektir. Aluminyum iletkenlerde kaliteli, güvenli ve uzun ömürlü bir elektriksel temasın gerçekleşmesi için üç ana kural bulunmaktadır [1].
3.1 Temas yüzeylerinin hazırlanması
Yüzeyler, metalik bir fırça veya benzer bir imkânla ( ince zımpara) ve macun veya nötr bir gres ( nötr vazelin) sürülerek fırçalanmalı ve korunmalıdır.
3.2 Sıkma kuvveti
Cıvataların sıkma kuvveti yeterli olmalı, ancak belirli bir değerin üzerine çıkmamalıdır.. Sıkma, genelde kullanılan elemanlarının ( cıvata, yaylı ve düz rondelâ vs) malzemesine kalitesine ve ekin yapısına bağlı olduğundan üretici önerilerine uyulmalıdır.
3.3 Temas yüzeyi
Temas yüzeyi yeterli büyüklükte olmalıdır. Diğer bir deyişle kullanım için seçilen ek malzemesi denenmiş kaliteli ve standartlara uygun olmalıdır.
4. Sıkmalı ekler
Hidrolik veya mekanik pres ve kalıplar kullanılarak sıkılan ek malzemelerine kalıcı şekiller verilerek yapılan ekler, sıkmalı ekler olarak tanımlanır.
Ek tekniği yönünden mekanik eklerdeki üç ana kural sıkmalı ekler içinde geçerlidir. Sıkma ek malzemelerinde, ek malzemesinin iletken giren yuvasının sertliği ve elastisite modülü iletken ile aynı olmalıdır. Aluminyum iletken için kullanılan sıkma ek malzemelerinde, sıkmadan sonra oksit tabakası parçalanmış olmalı ve kaliteli bir geçirgenlik elde edilmeli ve sıkma şekli kalıcı olmalıdır. Sıkma ek malzemelerinin iletken giren yuvaları genelde temizlenmiş ve macunlanmış olarak satışa sunulmaktadır. Ancak yuvaya giren iletken ucunun da temizlenmesi ve macunlanması unutulmamalıdır. Çeşitli sıkma şekli örnekleri Şekil/2 de gösterilmiştir[2,3]
5. Standartlar
Birçok dış ülkede aluminyum ek malzemelerinin yapı ve testleri ile ilgili standartlar geliştirilmiş bulunmaktadır
Bunlar arasında Finlandiya'da “Güç Kabloları ve Hava Hatları için Ek Malzemeleri Yapı ve Testleri SFS 2663”, Almanya'da “VDE 0220 Teil 1 ve Teil 2”, İsveç'te” SEN 245510, SEN 245012” örnek ve birbirine benzer standartlardan bazılarıdır. Bu standartlarda elektrik geçirgenlik kalitesi, oldukça uzun ve ağır şartları olan, genelde 1000 defa tekrarlanan devresel ısı ve kısa devre yaşlandırma deneyleri sonuçlarına göre değerlendirilmektedir.
6. Türkiye'de ki uygulamalar açısından değerlendirmeler ve sonuçlar
Aluminyum iletkenlerin kullanılması sonucu, tüketici ve ülkeye sağlanabilecek ekonominin büyüklüğü ve sağlama şekli tesisci ve tüketici tarafından henüz yeterli derecede anlaşılmış ve tabana kadar yayılmış değildir.İletim ve dağıtım hava hatlarında alüminyum iletken %100'e yaklaşan bir çoğunlukta kullanılmasına rağmen bir tesisin maliyetindeki payı çok düşük olan klemens ve ek malzemelerinin kalitesi, yüksek gerilimli iletim hava hatları hariç, kullanıcı ve tüketici tarafından genelde dikkate alınmamaktadır.İlk bakışta pahalı gibi görünen malzemeye, alım sırasında ödenmek istenmeyen fark ve montaj sırasında uyulmayan basit kurallar, daha sonra kullanım ve işletme süresinde fire ve arızalar sonucu katlanmış halde fazlası ile ödenmekte, ayrıca insan hayatı tehlikeye sokulmakta ve alüminyum malzemesi suçlanmaya çalışılmaktadır.
Türkiye 50 yılı aşkın aluminyum iletken deneyimine rağmen teknik elemanların, tesiscilerin aluminyum ek yapımında en önemli unsurun “Temizlik” ve “Macunlama” olduğunu bilmelerine rağmen gerekli özenin yeterli derecede gösterilmemesi başlıca arıza nedenlerini oluşturmaktadır.
Ek işlemini yapan elemanların teknik manada değeri olmayan güçlük ve zaman kaybı ile ilgili bahaneleri neticesinde ortaya çıkan tablo ekonomik açıdan israftır. Tüm Avrupa ülkeleri Almanya Fransa, İtalya, İspanya, Avusturya, Hollanda, Finlandiya, İsveç, İsviçre, Norveç ve diğerleri ile Rusya, Ukrayna, Bağımsız Türk Cumhuriyetleri, Kıbrıs Rum Kesimi, İngiltere elektrik alt yapılarında Aluminyum Kabloları ve eklerini kullanmaktadırlar. Bu ülkelerdeki teknik elemanların ve eki yapan uygulayıcıların aluminyum ekleri ve kabloları ile ilgili hiçbir şikâyetleri yoktur. Ayrıca daha da önemlisi bakır alüminyuma göre her zaman uluslar arası metal borsalarında ve pazarlarında stratejik metal konumunda kalmıştır ve fiyatı her zaman aluminyumun üzerindedir.. Bugün de bu devam etmektedir. Bu ülkeler 3000 $/ton aluminyum satın alarak elektrik enerjisini iletirken Türkiye bakırın tonuna 8000$ ödeyerek imalatını yaptırdığı bakır kabloları yeraltına gömerek şehir ve fabrika hatlarını yapmaya devam etmektedir.
|
ALUMİNYUM ALAŞIMLARINDA ÇÖKELME YA DA AYRIŞMA SERTLEŞMESİ ÇÖZELTİYE ALMA ISIL İŞLEMİ |
 |
Ayrışma yada çökelme sertleşmesi olayı 1906 yılında A.Wilm tarafından Al Cu Mg alaşımları üzerinde keşfedilmiştir.Çökelme yada ayrışma sertleşmesinin amacı ısıl işlenebilir aluminyum alaşımlarının sertliğini ve dayanımını arttırmaktır.Bu duruma çözeliye alma ısıl işlemi , su verme , doğal veya yapay yaşlandırma işlemleriyle ulaşılabilir.
Aluminyum Ekstrüzyon Profil Özellikleri
Metaller, medeniyetin gelişmesinde önemli görev yapmaktadır. Bu gelişme sürecinde, aluminyum kadar önemli rol oynayan
|
az sayıda metal bulunur. Aluminyum kendine has özellikleri ile, çok eski çağlardan beri bilinen, ağaç, bakır, demir ve çelik gibi birçok malzemeden daha önem kazanmış bulunmaktadır. 19. yüzyılın ikinci yarısından beri endüstriyel çapta üretilen çok genç bir metal olmasına rağmen, bugün bakır ve alaşımları, kurşun, kalay ve çinko gibi tüm demir dışı metallerin toplam kullanımından daha çok miktarda kullanılmaktadır.
Aluminyum'un genel özellikleri aşağıda özetlenmiştir :
•Aluminyum hafiftir. Aynı hacimdeki bir çelik malzemenin ağırlığının ancak üçte biri kadar ağırlıktadır.
•Aluminyum, hava şartlarına, yiyecek maddelerine ve günlük yaşamda kullanılan pek çok sıvı ve gazlara karşı dayanıklıdır.
•Aluminyum'un yansıtma kabiliyeti yüksektir. Gümüşi beyaz renginin bu özelliğe olan katkısı ile beraber gerek iç gerekse dış mimarî için cazibeli bir görünüme sahiptir. Aluminyumun bu güzel görünümü, anodik oksidasyon (eloksal), lâke maddeleri vs. gibi uygulamalar ile uzun müddet korunabilir. Hatta, birçok uygulamada tabii oksit tabakası bile yeterli olur.
•Çeşitli aluminyum alaşımlarının mukavemeti, normal yapı çeliğinin mukavemetine denk veya daha yüksektir.
•Aluminyum elastik bir malzemedir. Bu nedenle ani darbelere karşı dayanıklıdır. Ayrıca, dayanıklığı düşük sıcaklıklarda azalmaz. (Çeliklerin, düşük sıcaklıklarda ani darbelere karşı mukavemeti azalır.)
•Aluminyum, işlenmesi kolay bir metaldir. Öyle ki, kalınlığı I/100 mm. den daha ince olan folyo veya tel haline getirilebilir.
•Aluminyum ısı ve elektriği bakır kadar iyi iletir.
•Aluminyum'a şekil vermek için döküm, dövme, haddeleme, presleme, ekstrüzyon, çekme gibi tüm metodlar uygulanabilir.
|
ALUMİNYUM ALAŞIM ELEMENTLERİ ve ALAŞIMLARI
En önemli mekanik özellikleri etkileyen alaşım elementleri Silisyum (Si), Magnezyum (Mg), Bakır (Cu) ve Çinko (Zn). Aluminyumda tüm alaşım elementleri ağırlıkça %0.1-0.4 Demir (Fe) içermektedir. Demir içeriği Aluminyum metalde bir empürite gibi değerlendirilebilir ve Aluminyumun elektrolizi sırasında hammaddeden kaynaklanmaktadır. Demir, genellikle alüminyum folyonun özelliklerinde olduğu gibi malzemeye özel kaliteler sağlamaktadır.
Diğer alaşım elementleri sıklıkla bir veya birden fazla ana elementlarin kombinasyonu şeklinde kullanılır. Bunlar Bizmut (Bi), Bor (B), Krom (Cr), Kurşun (Pb), Nikel (Ni), Titanyum (Ti) ve Zirkonyum (Zr)'dur. B, Pb ve Cr yaklaşık % 0.5 içeriğinde olmalarına rağmen bu elementler aluminyumda genellikle % 0,1'den daha azdırlar. Özel amaçlı aluminyum alaşımlarında dökülebilirlik, işlenebilirlik, ısı iletimi, korozyon dayanımı ve çekme mukavemeti gibi özelliklerin geliştirilmesinde bu elementlerden yaralanılır.
ALUMİNYUM VE ALUMİNYUM ALAŞIMLARININ MIG KAYNAĞI
Aluminyum ve aluminyum alaşımları, birçok üstün özelikleri nedeniyle mühendislik malzemeleri içinde artan kullanım alanına sahiptirler. MIG kaynak yöntemi; ergitme esaslı, hızlı, dolgu oranı yüksek olan ve alüminyum ve alaşımlarının kaynağında çok tercih edilen bir gazaltı kaynak yöntemidir. Bu çalışmada, aluminyum ve aluminyum alaşımlarının MIG kaynağında kullanılan kaynak ağız biçimleri, tel elektrodlar, torçlar ve tel sürme, koruyucu gazlar, kaynak akım üreteçleri ve yöntemin uygulanmasında dikkat edilmesi gereken konular detaylarıyla açıklanmıştır.
ALUMİNYUM VE ALUMİNYUM ALAŞIMLARININ KAYNAK KABİLİYETİ
Aluminyum son yıllarda üretimde çeliğe alternatif bir malzeme konumuna gelmektedir. Bunda aluminyumun hafifliği, iyi korozyon direnci, yüksek mukavemeti, sünekliği ve kolay ekstrüde edimesi ve geri kazanımı gibi üstün karakteristikleri önemli rol oynar. Ancak, yüzeyindeki oksit tabakasının varlığı, yüksek ısı iletkenliği, yüksek ısıl genleşme katsayısına sahip olması, düşük sıcaklıkta ergimesi ve ergime noktasında renk değişikliği göstermemesi gibi önemli fiziksel ve kimyasal özelikleri kaynak kabiliyetini etkiler. Bu çalışmada, aluminyum ve aluminyum alaşımlarının kaynak kabiliyetleri incelenmiş ve tartışılmıştır.
|
|
|
|